Bu Zor Zamanların Üstesinden Birlikte Geleceğiz

Çoğu insan gibi eşim ve ben hayatımızda yeterince zorluk yaşadığımızı düşünüyoruz. İster yangında evimizi kaybetmemiz, sevdiklerimizin aradan ayrılması gibi kişisel zorluklar, ister 11 Eylül, 2008-2009 ekonomik krizi gibi milyonları etkileyen krizler olsun, bu zor zamanları aşmamıza yardım eden şey, başkalarının nezaketi ve yardımıdır. Dünyada birçok insanı etkileyen COVID-19 salgını ise zor zamanlar için gerçekten de uç nokta bir örnek. Çoğumuz, şimdiye kadar benzeri bir durum hiç yaşamadı. Hayatlarımız değişti ve işler normale dönene kadar bu durum daha ne kadar böyle sürecek kimse bilmiyor. Tabi bundan sonraki “yeni normal”in nasıl bir şey olacağını da!

Birlikte kitap da yazdığımız eski dostlarımdan rahmetli Norman Vincent Peale, bana hayatın zorluklarını nasıl atlatabileceğim konusunda çok şey öğretti. Hatta uzun yıllar önce Olumlu Düşünmenin Gücü adlı bir kitap yazmıştı. Bu kitap milyonlarca insanın hayatını değiştirdi. Norman’ın en sevdiğim sözlerinden biri “olumlu düşünenler olumlu sonuçlar alırlar”. Ben de bu tavsiyeye tüm kalbimle uydum ve bana çok yardımı oldu.

Biliyorum, bazılarınız için olumlu düşünmek pek mümkün değil gibi geliyor. Konuştuğum çoğu kişi, ruh halinde çok fazla dalgalanma olduğunu söylüyor. Bence bu, daha önce de zor zamanlar geçirdiğimizi fark etmemiz için bir fırsat. Zor zamanların üstesinden bir kez geldiysek yine yapabileceğimize dair bir güvence veriyor.

Aslında hayatımızdaki bu garip dönemden çıkarabileceğimiz birçok olumlu şey var. Örneğin, günümüzün teknolojisi sadece konuşma, eposta gönderme ve mesajlaşma imkânı sunmakla kalmıyor, birbirimizi gerçek zamanlı olarak görebiliyoruz. Bazı takımlar hala her Cuma, yaşadıklarını konuşup içeceklerini yudumluyorlar. Büyükanneler ve torunlar video görüşmeleri ile bir araya gelip birbirlerinin neler yaptıklarını dinliyorlar.

Şirketimizde birçok kişi evden çalışıyor ve biz de tüm personel toplantılarımızı çevrimiçi olarak gerçekleştirmeye başladık. Geçen haftaki toplantıda 350’den fazla kişi vardı. Hepsi de liderlerimizi izliyor dinliyor ve  sohbet kutusuna soru ve yorumlarını bırakıyordu. Çoğu kişinin kamerası açıktı ve onları görebiliyorduk. Evimdeki ofiste oturuyor olmama rağmen, herkesle ne kadar da bağlı ve yakın olduğumuzu hissetmek beni çok etkiledi. Birbirimize bu kadar yakın olabilmemizi sağlayan bu teknolojiye sahip olduğumuz için minnettarım!

Bu zaman ile ilgili başka bir eşsiz nokta ise ailelerin evlerini nasıl korumaya aldıkları. Evdeki bir ebeveyn çalışmak için dışarı çıktığında, ya da evde çalışmak durumunda kaldığında, çocuklar sıkıldığında farklı bir zorluk doğabiliyor. Bir çiftin paylaştığı bir yorumu okudum, diyorlardı ki; “7/24 beş çocukla evde olmak, mutsuz müşterilerle dolu bir akşam yemeği organize etmeye çalışmak gibi.”

Bunu, aile olarak bir arada vakit geçirebilmeniz ve bağlarınızı kuvvetlendimek için bir fırsat olarak görmeye çalışın. Yaratıcı olun! Ortaya kocaman bir yapboz koyun veya hep birlikte büyük masa üstü oyunları oynayın! Birbirinizle telefonlarınızda oynayabileceğiniz, “Words With Friends” gibi çevrimiçi düşünme oyunları bulun. Neler olduğu hakkında çocuklarınızla konuşun ve siz küçükken ailece içinden geçtiğiniz zor zamanlara ilişkin hikayeler anlatın. Kağıt parçalarına (“Bir hayvan olsaydın ne olurdun ve neden?”, “En güzel doğum günü anın nedir?” gibi) sorular yazın ve onları bir kavanoza koyun. (Bir kaynaştırma faaliyeti gibi) her akşam yemeğinde kavanozdan bir tane çıkarın ve eğlenip sohbet edin. Birbirinizden ne öğreneceğinizi asla bilemezsiniz! Ve unutmayın, yakın zamanda bir noktada herkes işe ve okuluna dönecek ve bir şekilde yeniden meşgul olmaya başlayacak. Bu zamana geri dönüp baktığımızda bu günleri özel zamanlar olarak hatırlamak sizin elinizde.

Haberleri takip etmenin kötü hiçbir yanı yok fakat bu aralar pek eğlenceli başlıklar yok. Kontrol edemeyeceğiniz şeyler hakkında devamlı olumsuz hikayeler ile boğulmamaya çalışın. Siz de iyi haberleri arayın – inanın veya inanmayın gerçekten de var! İşte size bazı yeni hikayelere ve iyi haberlere ulaşabileceğiniz birkaç link:

Olan biten hakkında kendinizi kötü hissettiğiniz zaman şunu düşünün: Daha önce de zor zamanlardan geçtiniz. O kötü zamanları atlatmanıza ne yardım etti? Başkalarına sevgi ile yardım elini uzatmak? Size sunulan lütuf ve iyilikleri kabul etmek? Bu da geçecek – ve bunu ancak birlikte başarabiliriz.

 

Ken Blanchard

 

The Ken Blanchard Companies resmi blog sitelerinden Ken Blanchard’ın makalelerinin yer aldığı howwelead.org sitesinde yer alan  “We Can Get Through This Tough Time Together” isimli makalenin çevirisidir. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir